KARS İL MÜFTÜLÜĞÜNÜN WEB SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ...
 
Ana Menü

Müftülüğümüz

 
İletişim Bilgileri
Tel :    0474 - 212 69 15
Fax :    0474 - 212 69 17

Yusufpaşa  Mahallesi Sağlık Sokak No:9 36100
Kars

 
Hava Durumu

 KARS KARS

 
Linkler





 

KARS HAKKINDA
KARS
Kars, batı-doğu doğrultusunda akan akarsuları ile geniş bir platodur. Bü­tünüyle Hazar Denizi ana havzasında yer alır. En önemli akarsuları Araş Irmağı, Arpaçay ve Kars Çayı'dır.
Volkanik yapı bölgede geniş yaylalar ve ovalar oluşturur. Doğu Anadolu'nun en geniş ovası olma özelliğini taşıyan Kars Ovası'nın yüzölçümü iki bin 500 kilometrekaredir ve kentin %19'unu oluşturur. Platolar ise kent yüzölçümünün %51'ini kaplar. Kars ili Türkiye yüzölçümünün yaklaşık %1.3' üdür.
İKLİMİ
Yılın yaklaşık altı-yedi ayını kış mevsiminde geçiren Kars, sert bir karasal iklime sahiptir. Yıl boyunca yaklaşık 160 gün don olur. Bu­güne kadar kentte görülen en yüksek sıcaklık 34,8 C, en düşük sıcaklık ise -39,6 C olarak ölçülmüştür.
TİCARET
Kars bulunduğu konum sebebiyle çok eski tarihlerden beri ticaret yollarının uğrak noktasıdır. İpek yolu üzerinde MÖ 300 yıllarında kurulmuş olan Ani'den bugüne kalanlar her dönemde önemli bir ticaret merkezi olduğunu gösterir.

Özellikle İran tarafından gelen ve Kars-Erzurum-Trabzon limanı güzergâhı üzerinden yapılan Asya-Avrupa ticaretinde önemli bir duraktır. Kars'ın ticari yaşamının geliştiği ve belirli bir pazara açıldığı dönem 1878 yılındaki Rus işgali sonrasıdır. Tarımsal ve hayvansal üretimde yapılan yenilikler sonucunda ürün çeşitliliği ve verim artar. Kars-Tiflis arasında kurulan demiryolu ile kent Kafkas pazarına bağlanır. Öte yandan Trabzon üzerinden diğer Osmanlı şehirlerine yapılan ticaret ilişkileri tamamen kesilir. Bunun sonucunda Kars, üretim ve ticaret hayatı canlı olan ancak sadece Tiflis üzerin­den Rusya'ya bağımlı bir kent haline gelir.

Rusya'nın Kars'tan çekilmesinden sonra Sovyetler Birliği döneminde dış ticaretin kısıtlanması, Kars'ı olumsuz etkiler. Tarımsal-hayvansal üretime dayalı ticaret, canlılığını yitirmeye başlar.

1939'da Erzurum'a kadar uzanan demir­yolu hattının kurulması, Kars'ın Anado­lu'nun iç kısımlarına uzanabilmesini sağlar. Kentteki üretim yeni bir pazara kavuşur. Bu dönemde üretim ve ticaret yeniden canlanır.

1993'de Akyaka sınır kapısı, Ermenistan-Azerbaycan arasındaki Karabağ sorunu son­rasında kapatılır. Türkiye- Ermenistan ara­sındaki ticari ilişkiler dondurulur. Kars'ın ti­cari yaşamı bir kez daha ve büyük oranda sekteye uğrar.

1993 yılında yapılması planlanan ve ya­sal çerçevesi hazırlanan Kars-Tiflis Demiryolu Projesi'nin henüz gerçekleşmemiş olması, ekonomik gelişmenin önündeki engellerden biri olarak duruyor. Avrupa'yı Kafkaslar ve Orta Asya ile birleştirecek olan bu proje gerçekleştiğinde Kars için salt bir ulaşım bağlantısı olmaktan çok, bölgeler-kıtalar arası ticaret ve pazar ilişkilerini doğurabilecek önemli bir ivme ve çekim yaratması bekleni­yor.

Günümüzde ticari yaşamın il merkezinde yoğunlaştığı ve ağırlıklı olarak tarım-hayvancılık ürünlerine dayalı olduğu görülür. Kars balı, kaşar ve gravyer peynirleri ülke çapında talep edilen en önemli ticari ürünlerdir, özellikle yaz aylarında diğer illere yönelik canlı hayvan ticareti de büyük önem taşır. imalat sanayisinin yetersizliği sonucu, ticari açıdan dışa bağımlılık söz konusudur.

Kars'ın ithalat yaptığı ülkeler arasında Rusya, Azerbaycan, Litvanya, İran, Hollanda ve Gürcistan varken, çok sınırlı da olsa ihracat yaptığı birkaç ülke İran, Nahçivan, Azer­baycan ve Gürcistan'dır.

Kars'taki en önemli ticari örgütlenmeler, Kars Sanayi ve Ticaret Odası ile Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği'dir.

TARIM
Kars'ın ekonomisi, geçmişten bu yana hayvancılıkla birlikte tarıma dayalı olarak sürer. Tahıl, baklagil ve meyve ekiminde yoğunlaşmış tarım, Rus yönetimi sonrası sanayi bitki­leri üretimine odaklanır ve modern yöntem­ler uygulanmaya başlar.

Ekilebilir tarım alanı iki katına çıkar, verimlilik artar. Tarım kentin lokomotif sektörü olur. Ayçiçeği ekimi ile ayçiçeği yağı üretimi, tütün ekimi ile de küçük ölçekli sigara imalathaneleri kurulmaya başlar.

Cumhuriyet Dönemi'nin başlarında Rus kolonizasyonunun dağılması ve tarım­da uzmanlaşmış nüfusun kentten göç etmesi nedeniyle tarımsal üretim ve verimlilikte azalma görülür. Kars'ın ülkenin diğer bölgelerine sadece elverişsiz bir karayolu ile bağlı olması ve Rusya'ya yönelik pazar ilişkisinin kalmaması gibi nedenler de tarımın ticari önemini azaltan diğer etkenler arasın­dadır.

Tarımsal faaliyetlerin geçmişten bugüne canlılığını yitirmesi ve azalan değeri, bu alanda istihdam edilen nüfus üzerinde de etkili olur. 1927 yılındaki ilk genel nüfus sayımından bu yana Kars'ın kırsal nüfusunun toplam nüfusa oranı %87'den 2000 yılında %56,3'e düşer ve kentsel nüfus oranı ise %43,7'ye yükselir.

Kentin kuzey bölgelerinde yükseltinin fazla olması, toprak yapısı ve sulama imkânlarının yetersizliği, bu alanların daha çok tahıl tarımı için kullanılmasını gerektirir. Güney bölgeleri ise düşük rakımla birlikte, toprak yapısı ve sulama imkânları sayesinde bağ-bahçe tarımına elverişlidir.

Şeker pancarı, patates, lahana, soğan, fasulye, havuç, karpuz, domates ve düşük miktarda da olsa ayçiçeği gibi sebzeler ile özellikle Kağızman ilçesinde yetiştirilen kayısı, elma, ceviz, erik, armut, vişne ve kiraz gibi meyveler Kars'ta başlıca tarımsal ürünlerdir.

Kars bölgesinde geleneksel olarak kuru tarım mahsulleri olan yerel tahıllar, baklagiller ve zeyrek denilen yağlı keten tohumu ekilirdi. Zeyrekten çıkarılan Bezir yağı geleneksel olarak yemeklerde kullanılırdı. Ani Antik Kenti'nde bulunan bir 'bezirhane' bu yağın Kars'ın yemek kültüründeki önemini gösterir. Tahıllar arasında iklim şartlarına dayanıklı ve besin değeri yüksek olan Kavılca ve Kırmızı Buğday'ın son yıllarda nesli tükenmektedir. Yerel arpa, yulaf ve çavdar geleneksel olarak çorbalarda ve ekmeklerde kullanılmasına rağmen, son zamanlarda sadece hayvanlara verilmektedir. Bölgeye ait bir mercimek çeşidi de artık yetiştirilmemektedir. Bunlar yüzlerce senedir bu bölgenin iklim şartlarına dayanıklı ve besin değerleri yüksek ürünlerdir.

Bunların dışında hayvancılıkta önemli olan fiğ (vicia sativa), korunga (onobrychis vidfolia), yonca (trifolium sp.), müdürmük (lathyrus sp) de yem bitkileri olarak yetiştirilerek çoğaltılmakta ve azot değerlerinden dolayı toprağın yenilenmesinde rol oynamaktadır.

 

HAYVANCILIK

Kars'ın yüzyıllardan beri en önemli geçim kaynağı hayvancılıktır. Toprakların yaklaşık %40'ı çayır ve meralardan oluşur. 1878 sonrasında ilginç bir ırk olan Malakan Atı (Viladimir Atı diye de bilinir) ile birlikte yine Malakan ineği veya Zavod ineği denen melez ırktan büyükbaş hayvanların hem tarımda hem de hayvansal üretimde kullanımı yay­gınlaşır. Sütçülüğün Kars'ta bu dönemde geliştiği bilinir. Malakan ineği, iyi damızlık kullanılmaması nedeniyle son yıllarda deje­nere olmuş, verimliliği azalmıştır.
 

Günümüzde modern tekniklerle yapılan hayvancılık yeterince gelişmemiştir, daha çok geleneksel mera hayvancılığı yapılır. Hayvancılık genellikle küçük aile işletmeciliği şeklinde sürer.

Hayvancılık alanında bölgeye gereken desteğin verilmeyişi, tarımda mekanizasyon eksikliği, meraların ve odak alanlarının bilinçsiz kullanımı Kars'ta hayvancılığın gelişmesini engelleyen başlıca nedenlerdir. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'deki büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının önemli bir kısmını barındıran Kars'ta bu oran bir hayli düşmüş durumda.

Kars'ta, kümes hayvancılığı ve arıcılık da önemli bir yer tutar. Soğuk iklime dayanıklı kazların ülkemizde Kars ve yakın çevresine özgü olduğu söylenebilir.

Kars ve yakın çevresindeki göl ve akarsu zenginliğine rağmen, ilde kayda değer bir balıkçılık görülmez. Aynalı sazan, Alabalık (Dağalası ve Gölalası), yayın ve tatlı su levreği gibi balıklar yanında Çıldır Gölü'nün Sarıbalığı bölgedeki balık türleridir.

KAZ: ilde kazcılık yıllardan beri geleneksel usullerle yapılır ve sadece ailenin et ihtiyacını karşılamaya yöneliktir. Yetiştirilen kazlar sonbaharda kesilir, et­leri kurutularak kışlık ihtiyacı karşılamak üzere saklanır. Tüylerinden yastık yapılır. Kaz sadece sofralarda değil, Kars'ın kültür ve sanat yaşamında da yer almaya başladı. 'Uluslararası Kars Altın Kaz Film Festivali'nin ilki 2006 yılında yapıldı. Kazın önemi­nin vurgulanması için 2007 yılında yapılan "1. Kaz Bayramı" kapsamında, kazların kent merkezinde yaptıkları yürüyüş ilginç görüntüler yarattı.
 

KARS BALI: Kars'ta bitki örtüsünün zenginliği ve kalitesi, bölgede yaygın olarak üretilen balı da olumlu etkiler. Yayla bitkilerinin çeşitliliğinin yanı sı­ra uzun ömürlü olması, Kafkas ırkı arıların zengin aromalı bal üretmesini sağlar. Osmanlı sarayında Kağızman bölgesi ballarının tüketildiği belirtilir.

KARS ÇOBAN KÖPEKLERİ: Kars'ın pek bilinmeyen değerlerinden biri de Kars Çoban Köpekleri'dir. Genellikle kırsal kesimde sürüleri koruyan ve evlerde beslenen Kars Çoban Köpekleri iri yapıları, koruyucu özellikleri ve zeki olmaları yanı sıra sert iklim koşullarına karşı da dayanıklıdır. Gri, kahve ve siyah tonlarındaki türün, üzerinde benekli lekeler de olabilir. Ortalama ömrü 10-12 yıl olan ço­ban köpeklerinin, kilosu 70- 100 kg. arasında değişebilir. Kars Çoban Köpekleri 2002 yılında Türk Patent Enstitüsü tarafından tescillenmiştir.

 

TURİZM
Kars, coğrafi yapısı ve iklimin şekillendirdiği doğal değerlerle, zengin bir kültür mirasıyla turizm potansiyeline sahiptir.

Uzun ve son derece soğuk geçen kış ayları boyunca kar yağışlarının yoğun olması deniz seviyesinden ortalama 1750 metre yükseklikte kurulu kenti kış sporları ve kış turizmi için ayrıcalıklı kılar.

Urartulardan başlayarak Ermeni, Selçuklu, Osmanlı, Rus ve daha birçok medeniyetin yaşamış olduğu Kars, kültürel ve kentsel turizm gelişimine açıktır. Öte yandan zengin su kaynaklarını oluşturan çeşitli göl ve akarsuların bulunması, kuş gözlemlerinin ve çiçek seyirlerinin yapılabileceği ekolojik zenginliği, kenti alternatif tu­rizm/ekolojik turizm açsından önemli kılar.

Kars'ı ziyaret eden turist sayısı, diğer tu­rizm merkezlerine oranla son derece düşük olmakla birlikte bölgesel anlamda umut ve­ricidir. Türkiye'ye 2005 yılında gelen 21 mil­yonu aşkın yabancı turistin sadece 59 bini Doğu Anadolu Bölgesi'ni ve yedi bin 760'ı da Kars'ı ziyaret etmiştir.

Son yıllarda kente gelen turist sayısında, ilde yapılan ulusal ve uluslararası etkinlikler ve havayolu ulaşımının yaygın kullanımına dayalı bir artış söz konusudur.


 
 
 40 Hadis

" (Allah Rasûlü) “Din nasihattır/samimiyettir” buyurdu. “Kime Yâ Rasûlallah?” diye sorduk. O da; “Allah’a, Kitabına, Peygamberine, Müslümanların yöneticilerine ve bütün müslümanlara” diye cevap verdi. "

---------------------------------

" İslâm, güzel ahlâktır. "

---------------------------------

"İnsanlara merhamet etmeyene Allah merhamet etmez."

---------------------------------

"Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz."

---------------------------------

"İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür."

---------------------------------

"Hayra vesile olan, hayrı yapan gibidir."

---------------------------------

"Mümin, bir delikten iki defa sokulmaz.(Mümin, iki defa aynı yanılgıya düşmez)"

---------------------------------

"Nerede olursan ol Allah’a karşı gelmekten sakın; yaptığın kötülüğün arkasından bir iyilik yap ki bu onu yok etsin. İnsanlara karşı güzel ahlakın gereğine göre davran."

---------------------------------

"Allah, sizden birinizin yaptığı işi, ameli ve görevi sağlam ve iyi yapmasından hoşnut olur."

---------------------------------

"İman, yetmiş küsur derecedir. En üstünü “Lâ ilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözüdür, en düşük derecesi de rahatsız edici bir şeyi yoldan kaldırmaktır. Haya da imandandır."

---------------------------------

"Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir."

---------------------------------

"İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz."

---------------------------------

"Zarar vermek ve zarara zararla karşılık vermek yoktur."

---------------------------------

"Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz."

---------------------------------

"Müslüman müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez, onu (düşmanına) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun bir ihtiyacını giderir. Kim müslümanı bir sıkıntıdan kurtarırsa, bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir müslümanı(n kusurunu) örterse, Allah da Kıyamet günü onu(n kusurunu) örter."

---------------------------------

"İman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de (gerçek anlamda) iman etmiş olamazsınız."

---------------------------------

"Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir."

---------------------------------

"Birbirinize buğuz etmeyin, birbirinize haset etmeyin, birbirinize arka çevirmeyin; ey Allah’ın kulları, kardeş olun. Bir müslümana, üç günden fazla (din) kardeşi ile dargın durması helal olmaz."

---------------------------------

"Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır."

---------------------------------

"(Mümin) kardeşinle münakaşa etme, onun hoşuna gitmeyecek şakalar yapma ve ona yerine getirmeyeceğin bir söz verme."

---------------------------------

"(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır."

---------------------------------

"Allah sizin ne dış görünüşünüze ne de mallarınıza bakar. Ama o sizin kalplerinize ve işlerinize bakar."

---------------------------------

"Allah’ın rızası, anne ve babanın rızasındadır.Allah’ın öfkesi de anne babanın öfkesindedir."

---------------------------------

"Üç dua vardır ki, bunlar şüphesiz kabul edilir:Mazlumun duası, yolcunun duası ve babanın evladına duası."

---------------------------------

"Hiçbir baba, çocuğuna, güzel terbiyeden daha üstün bir hediye veremez."

---------------------------------

"Sizin en hayırlılarınız, hanımlarına karşı en iyi davrananlarınızdır."

---------------------------------

"Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir."

---------------------------------

"(İnsanı) helâk eden şu yedi şeyden kaçının. Onlar nelerdir ya Resulullah dediler. Bunun üzerine: Allah’a şirk koşmak, sihir, Allah’ın haram kıldığı cana kıymak, faiz yemek, yetim malı yemek, savaştan kaçmak, suçsuz ve namuslu mümin kadınlara iftirada bulunmak buyurdu."

---------------------------------

"Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun."

---------------------------------

"Cebrâil bana komşu hakkında o kadar çok tavsiyede bulundu ki; ben (Allah Teâlâ) komşuyu komşuya mirasçı kılacak zannettim."

---------------------------------

"Dul ve fakirlere yardım eden kimse, Allah yolunda cihad eden veya gündüzleri (nafile) oruç tutup, gecelerini (nafile) ibadetle geçiren kimse gibidir."

---------------------------------

"Her insan hata eder.Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir."

---------------------------------

"Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe (nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.."

---------------------------------

"Bizi aldatan bizden değildir."

---------------------------------

"Söz taşıyanlar (cezalarını çekmeden ya da affedilmedikçe) cennete giremezler."

---------------------------------

"İşçiye ücretini, (alnının) teri kurumadan veriniz."

---------------------------------

"Bir müslümanın diktiği ağaçtan veya ektiği ekinden insan, hayvan ve kuşların yedikleri şeyler, o müslüman için birer sadakadır."

---------------------------------

"İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir."

---------------------------------

"Rabbinize karşı gelmekten sakının, beş vakit namazınızı kılın, Ramazan orucunuzu tutun, mallarınızın zekatını verin, yöneticilerinize itaat edin. (Böylelikle) Rabbinizin cennetine girersiniz."

---------------------------------

"İnsanların Peygamberlerden öğrenegeldikleri sözlerden biri de: “Utanmadıktan sonra dilediğini yap!” sözüdür."

---------------------------------

 
 İl Müftüsü
İlyas GÜMÜŞ

 
 Ezan Vakti

 
Günün Sözü

 
 


T.C.
KARS MÜFTÜLÜĞÜ
© Copyright 2008 | Her Hakkı saklıdır.

 
İletişim Bilgileri Anasayfa